Aslı Ayar:

İstanbul'da doğdum. Marmara Üniversitesinden mezun oldum. Okuldan sonra basın ve  halkla ilişkiler, restaurant, finans sektörlerinde çalıştım ve yöneticilik  yaptım.  Hayatım boyunca hep bir yerlerden bir yerlere yetişmeye çalıştığımı ve  devamlı bir koşuşturma hali İçinde olduğumu fark ettim. Herşey o  kadar hızlı ilerliyordu ki ,durup  dinlemek , bakmak istedim yaşamıma. Öğrenilmiş hayatları, bizlere öngörülen belli sistemler  uyarınca yaşadığımızı düşünüyordum. Kendi öz doğamı keşfetmek istedim  ve yolculuğuma çıktım. Bu süreçte Cem Şen ve  eğitimleriyle karşılaştım ve bu karşılaşma, hayatımın yönünü değiştirdi. Cem  Hocanın rehberliğinde  yolda yürümeye başladım.Kendisinden öğrendiklerimi   yola yeni adım atanlarla paylaşmak ve  yollarının  aydınlanmasına katkı  sağlayabilmeyi diliyorum.

Aylin Kafalı Deniz:

Üniversiteden mezun olduğumda aklımda bir tek düşünce vardı:
Şimdiye kadar toplum tarafından uygun görülen şekilde yaşadım, görünürde her şeye sahibim ama hala bir şeyler eksik. Bundan sonra tek çabam özümü, kendimi ve gerçek tutkumu bulmak olacak. Ardından bu kararlılıkla, tüm yaşamamı bu tutkumun peşinde koşarak yaşadım.

Şimdi bir danışman ve koç olarak danışanlarımın hayallerinin, tutkularının peşinden gitmelerine ve kendi özlerini bulmalarına destek oluyorum.

Boğaziçi Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra çok farklı sektörlerde çalıştım, yöneticilik yaptım ve ardından eğitim ve danışmanlık hizmetine yöneldim. 1500 saatin üzerindeki yönetici ve bireysel koçluk deneyimiyle Uluslararası Koçlar Fedarasyonu tarafından verilen Profesyonel Sertifikalı Koç (PCC) ünvanına hak kazandım. Bütünsel bir yaklaşımla çalışabilmek için dünyanın farklı yerlerinde eğitimler aldım. Amerika ve Kanada’da aldığım Gestalt eğitimlerinin ardından New York’taki Center for Somatic Studies’in 2 yıllık Gelişimsel Beden Psikoterapisi eğitimini tamamladım. İstanbul’da gerçekleştirilen Euroasian Gestalt Coaching programında öğretim üyeliği yapıyorum. Avusturya’da Bert Hellinger’den Aile Dizimi eğitimi aldım ve Barbara Brennan Şifa Okulu’nun birinci yılını tamamladım. Halen Türkiye Sistem Dizilimleri Enstitüsü’nün 3 yıllık dizim danışmanlığı eğitimine devam ediyorum.

Mucizeler Kursu’nu (Course in Miracles) tamamladıktan sonra mucizevi bir şekilde Cem Şen ve eğitimleriyle tanıştım. Dünyanın önemli kurumlarından ve önemli öğretmenlerinden eğitim almış olmama rağmen yeni öğrenmeye başladığım bu eğitimler gerçekten çok farklıydı ve hayatımda bir dönüm noktası oldu. Sanırım Simyacı hikayesi gerçek olmuştu ve aradığım hazine bahçemde gömülüydü. Kendisiyle gerek grup eğitimlerinde gerek bireysel eğitim ve inzivalarda yoğun olarak çalıştım. 2011 yılında eğitmen eğitimini tamamladım ve 1. Aşama eğitimlerini vermeye hak kazandım. Cem Şen ile halen 4. Aşama çalışmalarına devam ediyorum.

Cem Şen hocamın da yüreklendirmesiyle bu öğretinin daha fazla sayıda kişinin hayatını sıradan olandan mükemmel olana doğru ilerletmesine katkı sağlamak için yola çıktım. İnsanların şifa bulmasına aracı olmak benim için varoluş amacımı gerçekleştirmekle aynı şey ve büyük bir mutluluk.

Aziz Azad Dural:

Ortaokula yeni başladığım yıllarda bir akşam TV başında oturuyordum. İki adam karşılıklı konuşurlarken Meditasyon yapmaktan bahhsediyordu. Onun faydalarından. O gün anneme gidip ben bunu öğrenmek istiyorum demiştim. O zamanlar Türkiye'de bu tip konularda herhangi birşey bulmak mucize gibiydi. Bu merak beni Uzakdoğu bilgeliği hakkında birşeyler öğrenmeye itti. Siyahkuşak dergisi o zamanlar popülerdi. Çok yıllar sonra öğrendim Hocamı o zaman bulmuşum ben. Yazılarını okurdum. Savaşçı zihnini, zihnin boşluğunu.

Lisede iken tanıştım savaş sanatları ile fiilen. Değerli dostum, sonra Yol'a adım atmamı sağlayan arkadaşımı ağacın altında meditasyon yaparken görmüştüm ilk. Yanımdaki arkadaşlarıma anlatmıştım o bunu yapıyor diye. Bir adım sonrası Tai Kwan Chen'in Türkiye'de yetiştirdiği öğrencilerinden Tamer Salih ile gelen eğitimim oldu. 9 Yıl önce teorik son 2 yılı da Klasik Hayvan Formlarını içiren Gong Fu çalışmam.

Cem Hocam bir şekilde Yol'umu aydınlattı. Zen ve Savaş Sanatları çevirisi ile, Dolmuşa İnme Binme Sanatında Zen ile. Taoculuğun gerçekte ne olduğuna dair ipuçlarını yine onun çevirileri ile okudum, öğrendim. 1999 yılında tanıdım kendisini. Sımsıcak sohbeti ve gülümsemesi ile 'kök salmamı' tavsiye etti. 2002 yılında öğrenciliğine kabul etti.

O tarihten bu yana kök salmayı yaşayarak ve örnek olarak gösterdi. Köklerimi güçlendirmemi öğretmeye, kendi deyimi ile başkalarının acılarından kurtulmalarının yolu olduğunu insanlara anlatabilmeme izin verdi. Yine onun rehberliğinde, öğrencisi olarak, eğitimlerinin dördüncü aşamasına devam etmekteyim. Ömrümüz oldukça, ömürlerin ötesine geçebilecek bir öğrencilik belki. 

Cem Gencer:

Cem Şen ile ilk karşılaşmasının üzerinden geçen 18 sene süresince dijital medya, yazılım ve video sanatı gibi alanlarda hayallerini
aradı, pek çok profesyonel çalışma da hazırladı, çağdaş sanat sergilerine katıldı. Sakinleşen yaşamında uzunca bir zaman ilgi olarak kalan Zen ve Tao konularına eğilmek için bunlarla ilgili düşünceleri bir kenara bırakıp pratik yapmaya karar verdi. Tam da bu sırada Cem Şen'i tekrar buldu ve bir rehber olarak benimsedi. Geçiş dönemi sancılı başlamış olsa da eğitimlerin getirdiği hayatı sadeleştirme ve stressiz yaşama biçimini benimsedi. Çocukluk aşkı teknolojiden tam kopamadığından müşterilere yönelik çalışmalardan uzaklaşarak Kültür Üniversite'sinde eğitmen olarak ders vermekte, kalan vakitlerinde de üretmeyi seven birisi olarak teknoloji ve çağdaş sanat ile ilgilenmekte.

1.5 senedir kişisel eğitimine çalışmakta, en iyi öğrenmenin öğretmek olduğunun bilinciyle eğitimler vermekte.

Dost Can Deniz:

Cem Şen Yaşam Merkezi’nin eğitmenlerinden Dost Deniz, önce mühendis, sonra İşletme “Master”ı oldu. Bankacı oldu, yöneticilik yaptı. Yöneticiliğin aslında kendini yönetmek demek olduğunu fark edince kendi içine doğru uzunca bir yolculuğa çıktı. Bu yolculukta üç tutkusuyla tanıştı: Kendi potansiyelinin sınırlarını araştırmak, başkalarına da bunu yapmaları için yardım etmek ve her alanda özgürleşmek. O günden beri bazen farkındalıkla, bazen irticalen bu tutkularının peşinde koşuyor. Bunları kendi yaşamının gerçeği haline getirmek ve vizyonunu gerçekleştirmek için liderlere, üst düzey yöneticilere, kurumlara, profesyonellere, ve yaşamını bir kutlama haline getirmek isteyen bütün cesur insanlara koçluk yapan Dost, ülkemizin ilk yönetici koçlarından ve Uluslararası Koçlar Federasyonu’nun Master Certified Coach akreditasyonunu verdiği ilk Türk koç. Bu iç yolculuğunun bazı duraklarını 2003 yılında yayımlanan ve şu anda 6. baskısında olan “Cesur Sorular” adlı kitabında paylaşıyor Dost. İşte bu yolculuğun sonucunda 2008 yılında Cem Şen’le ve Qi Gong’la tanıştı, 2011 yılından beri Qi Gong eğitmenliği yapmayı da kendi gelişim yolunun en önemli parçalarından biri olarak görüyor. Yolculuk ise devam ediyor.
 

Elvan Pektaş Deniz:

1962 yılında İstanbul’da doğdum.

İ.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesinden mezun olduktan sonra aldığım eğitim alanını çok sevmeme karşın iş hayatıma bu konuda devam etmek istemedim. Önce turizm daha sonra da havacılık sektöründe görev aldım.

1988 yılında bir çocuk romanı yazdım ve o romanla “Yaşar Nabi Nayır Çocuk Edebiyatı” ödülünü kazandım. Çocuklar için yazmaya devam etmeye karar verdim. İki çocuk kitabım daha yayınlandı. Bir öyküm Arnavutça yayınlanan “Balkan Çocuk Edebiyatı Antoloji” nde Türkiye’yi temsil eden üç öyküden bir tanesi olarak seçildi. Öykülerim 4. sınıf İlköğretim Türkçe ders kitaplarında yer almakta.

Aynı yıl, televizyon için çocuk programı senaryoları da yazmaya başladım ve “Susam Sokağı” programının çizgi film senaryoları bunlar arasında.

1990 yılında Umur Bugay’ın asistanlığını yapmaya başladım. “Bizimkiler” dizisi başta olmak üzere birkaç dizinin yazı kadrosunda yer aldım.  “Rus Gelin” isimli sinema filminin öyküsü ve TV de yayınlanan “Zor Adam” isimli televizyon filminin öykü ve senaryosu da bana ait.

2004-2007 yılları arasında reklamcılık alanında yaratıcı yönetmenlik yaptım.

2007’de yeniden çocuklar için yazmaya başladım. Yazdığım senaryolar halen TRT Çocuk kanalında yayınlanmakta.

Cem Hoca ile çalışmaya başladığımda düzelen yalnızca bir yıldır bana acı çektiren sakat omuzum değildi. Bedenimle birlikte zihnimde de çok temel bir değişiklik oldu. Korkularım ve hiç yakamı bırakmayan endişelerimle baş etmeyi öğrendim ve öğreniyorum.

İki günlük bir çalışma olarak başladığım ve hayat tarzıma dönüşen bu yolda, yapılan çalışmaların işleyen, kendimden başka kişilere de yararlı olan bir parçası olmayı istedim. Cem hocanın izni ve desteği ile şimdi buradayım.

Tamar Zeynep Pabuççuoğlu:

1998’te Portsmouth Üniversitesi (İngiltere) de işletme bölümünde okurken karşılaştırıldığım bir kitap sayesinde, bugün yürüdüğüm bu yola girmeye başladım. 2001 yılına kadar bir Alman şirketinde üst düzey yöneticilik yaptım. Daha sonra 2002’de Lyon Katolik Üniversitesi (Fransa) da dil eğitimimi tamamladım ve Türkiye’ye dönüp bu işin Batı Dünyası’nda en iyilerinden biri olan öğretmenim Cem Şen’den, vermeye başlamış olduğu Qi Gong (XSZF) eğitimlerini aldım. 2003 yılında aynı zamanda Studio Oyuncuları’nda tiyatro eğitimim de başladı. Bedensel ve zihinsel olarak Qi Gong’un oyunculuğum üzerindeki olumlu etkileri yadsınamaz. 2004-2010 yılları arasında Bilgi Üniversitesi’nde sahne ve gösteri sanatları yönetimi bölümü ve fotoğraf-video bölümü eğitimi aldım. Aynı zamanda Bilgi Üniversitesi kurumsal tanıtımı için üst düzey yöneticilik yaptım.

2007 yılında Cem Şen tarafından Türkiye’ye davet edilen Grand Master Fu Sifu eğitmenliğinde Emei QiGong Şifa eğitimi aldım. O günden beri de şifa verdiğim insanların yüzlerindeki mutluluk ve rahatlama, hayatımdaki uzun-süreli-tatmin kaynağım olmuştur.  2007-2010 yılları arasında The Kabbalah Center International’dan almış olduğum Kabbalah eğitimleri, ilerleyebilmek için sistemin işleyişiyle ilgili bilmem gereken her şeyi öğrenmemde çok yardımcı oldu. Profesyonel hayatıma halen Tiyatro Kedi’de oyunculuk yaparak ve Kedi Productions’da üst düzey yönetici olarak devam ediyorum. 2010 Şubat’ında başlamış olduğum Yi Jin Jing eğitimleri ise giderek yükselen bir grafikle devam ediyor.

“Her şeyin başı, temelleri iyi atmaktır” diyen sevgili öğretmenimiz Cem Şen’in, kendi yolunda ilerlerken, Batı Dünyası’na ve Türkiye’ye getirmiş olduğu bu inanılmaz derecede değerli eğitimin, hayatlarına dokunabildiğim her bir insan tarafından öğrenilmesini ve uygulanabilmesini sağlamak için kalbimden gelen her şeyi yapmaya çalışıyorum.