Karanlık

Gözden düşme ve yücelme eşitçe şaşırtır kişiyi,

Sevin büyük bir mutsuzluğu canınız gibi.

— Tao Te Ching, 13

>>Devamı
Karanlığın İlk Nedeni : Cehalet

“Bilenle bilmeyen bir olur mu?”

- Hazreti Muhammed (SAV)

>>Devamı
Boşluk: Yaratıcı Karanlık

Şekil boşluktur ve boşluk şekildir. Şekil boşluktan başka bir şey değildir. Boşluk şekilden başka bir şey değildir. Şekil ne ise boşluk da odur. Boşluk ne ise şekil de odur. Algı, algılama ve bilgi de boşluktur. Şekil şekildir ve boşluk boşluktur.

—Prajna Paramita Sutra

Adlandırılabilen Tao, Tao değildir.
Ona verilen adlar, onun adı değildir.

—Tao Te Ching, 1

>>Devamı
ERDEM: GERÇEK DOĞAMIZIN İFADESİ

Atların karda ve buzda yürümelerini sağlayan toynakları, kendilerini rüzgârdan ve soğuktan koruyan tüyleri vardır. Otlarla beslenir ve su içerler, kuyruklarını savurur ve dört nala koşarlar. Bunlar atların gerçek doğalarıdır. Fakat bunlardan hiçbiri geçit törenlerinde ve büyük konutlarda kullanışlı değillerdir.
Polo adında ünlü bir at eğiticisi ortaya çıktı ve "atları yönetmekte çok başarılıyım", dedi. Ardından atların tüylerini kırptı ve toynaklarını söküp dağladı. Boyunlarına yular, ayaklarına zincir vurdu ve onları ahıra kapadı. Bunun sonucunda on attan üçü öldü. Ardından onları aç ve susuz bıraktı. Ağızlarındaki gemin acısı ve sırtlarına inen kırbacın korkusuyla, yarısından fazları ölünceye dek onları tırıs ve dört nala koşturup belli bir düzene göre koşmayı öğretti.
Yine de Çağlar boyunca Polo'nun atları eğitme yeteneği üzerine methiyeler yazılıp durdu.
—Chuang Tzu

>>Devamı
Bilincin Doğası

Budacı düşünce, tüm varoluşu altı boyutlu bir uzam-zaman olarak kabul etmektedir. Ancak bunları fiziksel birer boyut olarak algılamak, gerçeğin anlaşılmasını engelleyen bir yanılsamaya neden olabilir. Gene de yukarıdaki sözlerim bu boyutların gerçek olmadığı anlamına da gelmemektedir. Budacıların evreni tanımladıkları, altı boyuttan meydana gelen Yaşam Çarkı, tüm insanlık için geçerli olan altı bilinç durumunu ifade etmek için kullanılmaktadır.

Bilincin durumları ve içinde yaşanan zaman-mekan ilişkisi, bu altı boyutu gerçek birer zamana ve mekana dönüştürmektedir. Yani boyutlar tek başlarına gerçek değillerdir ama onları deneyimleyen insanın öznel deneyimleri ile etkileşime girerek gerçeğe dönüşürler. Bunu şöyle anlatabilirim: Örneğin hava sıcaklığının 35 derece olduğunu düşünelim ve “Aşırı Sıcak” adını verdiğimiz bir boyutun varolduğunu kabul edelim. Aşırı sıcak boyutu, hava 35 derece sıcakken aslında bir anlam taşımaz; ya da sağlıklı bir insan 35 derece hava sıcaklığında “Aşırı Sıcak Boyutu”nun varlığından etkilenmez, hatta bu boyutu algılamaz. Ama diyelim ki hastasınız ve ateşiniz var. Bu durumda 35 derece hava sıcaklığı ile bedeninizin ve zihninizin içinde bulunduğu huzursuzluk ile birleştiğinde ortaya çıkan dayanılmaz sıcaklık duygusu, sizin için “Aşırı Sıcak Boyutu” olarak adlandırılabilecek bir boyutun gerçek olmasını sağlar. İşte Budacı Yaşam Çarkı ile ifade edilen varoluşun altı boyutu bu anlamda gerçek birer boyutturlar.

>>Devamı